Kullanıcı girişi
Ara
19. Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Haftası
KASTAMONU EVLİYALARI HAFTASI

19. ŞEYH ŞABAN-I VELİ VE KASTAMONU EVLİYALARI ANMA
HAFTASI DOLAYISIYLA VAKIF BAŞKANI HİKMET BAYRAKTAR BİR MESAJ YAYIMLADI.
--->
--->
Millet
olarak birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde,
Anadolu’nun manevi mimarlarından Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu
Evliyaları anma etkinliklerinde bir araya gelmekten büyük mutluluk
duyuyoruz.
Osmanlı İmparatorluğunu asırlarca ayakta tutan, şöhretleri
yaşadıkları yüzyılları aşarak, günümüze kadar gelen, bir manevi yolun
kurucuları; Ankara’da Hacı Bayramı veli, Konya’da Mevlana, Nevşehir’de,
Hacı Bektaş-ı Veli ve Kastamonu’da Şeyh Şaban-ı Veli gönül ve irfan
erlerinden sadece bir kaçıdır.
Şaban-ı Veli yaklaşık miladi 1471 ve 1568 yılları arasında
yaşamıştır. Hayatının önemli bir kısmı tahsil ile geçmiştir. İstanbul
Fatih Karadeniz Başkurşunlu Medresesi’nde 9 yıllık tahsili yanında,
Bolu’da gönül erlerinden Hayreddin Tokadi Hazretleri’nin yanında, 12 yıl
kalarak tasavvuf konusunda kendisini yetiştirmiştir. Daha sonra
Kastamonu’ya gelerek bu birikimlerini insanlarla paylaşmıştır. Özellikle
insanların sosyal hayatını düzenleyen din ve ahlâk kurallarının
anlaşılması ve uygulamasında insanlara yardımcı olmuştur.
Gerçek tasavvuf ehli, hiçbir zaman evinde veya tekkede tesbih
çeken, bir lokma bir hırka felsefesiyle toplumdan ayrı yaşayan kişiler
değildir. Bilhassa toplumun içinde olan, maddeye ve görüntüye önem
vermeyen, zor yetişen bilgin ve mutasavvıf kişilerdir.
Nitekim; Şaban-ı Veli’ye hırkasının eskidiği söylenince
“dünyaya üryan geldik, üryan gideriz” demiştir.
Yunus Emre ise;
“Dervişlik olsaydı taç ile hırka
Bizde alır idik otuza kırka.” sözleriyle bu gerçeği
vurgulamıştır.
Çok kıymetli misafirler, Vakfımızın hizmetleri ile Kastamonu
kültür ve turizminin durumundan da söz etmek istiyorum.
Hazreti Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı; eğitim, kültür,
turizm ve istihdamın yanında hizmet binası yatırımı yaparak şehrimizin
kalkınmasına ve gelişmesine destek olmaya çalışmaktadır.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü Şaban-ı Veli Külliyesinin restorasyon
çalışmasını 2009 yılı sonunda tamamlamıştır; ancak külliye içinde
bulunan tuvalet, gasilhane ve kurban kesme yerleri bu mekana uygun
olmadığı için kaldırılmıştır. Vakfımız, daha önce satın almış olduğu
bahçe içindeki evi yıkıp, tarihi dokuya uygun, 472 m2 inşaattan oluşan,
üç katlı hizmet binası yapmıştır. Cami yanından bir merdivenle Şaban-ı
Veli Külliye’sine bağlantı kurduğumuz binada; 45 kabinli tuvalet, 46
musluklu şadırvan, gasilhane, kurban kesme yeri ve vakfımızın hizmet
dairesi bulunmaktadır.
Şeyh Şaban-ı Veli Caddesi, her sene yüz binlerce insanın ziyaret
ettiği tarih ve kültür turizminin gerçekleştiği bir yerdir. Külliyenin
restorasyonu, modern tuvalet ve şadırvanların yapılması sevindirici ama
turizm için yeterli değildir. Cadde üzerindeki evlerin giydirme projesi
ne zaman yapılacağı merakla beklenmektedir. Yine Telefon ve elektrik
havai hatlarının yeraltına alınarak modernize edilmesi senelerdir
sürüncemede bırakılmıştır. Özellikle Telekom, bir proje kapsamında 2002
yılında cadde üzerindeki yol kazılarak, yeraltı yatırım çalışmalarını
tamamlamış; ancak bu güne kadar ne yazık ki, telefon kabloları
çekilmemiştir.
Bir şehrin kalkınması ve gelişmesi, sahip olduğu tüm kaynakları
etkin ve verimli bir şekilde kullanıp ekonomiye kazandırılmasıyla mümkün
olur. Maalesef sahip olduğumuz kaynakların ekonomiye kazandırılmasında
yavaş kalıyoruz. Bir yazar şöyle diyor; “Değişim korkutucu, ancak
değişmemek felakettir. Her şey değişirken aynı kalıyorsanız başınız
belada demektir.” İnsanların yaya kaldırımında dahi yürümekte zorlandığı
Belediye caddesi ve Nasrullah camiinin etrafındaki yolları araç
trafiğine kapatarak bu değişimi başlatalım. Beton yığınlarıyla
hapsettiğimiz tarih ve kültür varlıklarını insanlara daha rahat gezme ve
yakından görme imkanı vererek, bu bölgede ticaret ve turizme
hareketlilik getirelim. Öte yandan kaledeki dehliz için başlatılan
çalışmalar sevindiricidir. Çocukluğumuzdan bu tarafa kalenin yedi
kapısından söz edilmektedir. Mutlaka bir veya iki kapısı hizmete
açılırsa ilimiz ekonomisine büyük katkı sağlayacağı kanaatindeyim.
Bilindiği gibi insanlar, heyecan veren ve gizemli olan yerleri tercih
etmektedir.
Sonuç olarak, Vakfımızın geldiği seviye sevindirici ancak
yeterli değildir.Vakfımız, gelecek yıllarda da giderek artan hizmet
aşkıyla, şehrimizin tarih ve kültür varlıklarıyla yakından ilgilenecek
ve gelecek nesillere taşımaya devam edecektir.
Konuşmama son verirken desteklerini bizden esirgemeyen sayın
Valimiz Mustafa Kara’ya, özellikle hizmet binasının yapımında
Belediyenin tüm imkanlarını sunan Belediye Başkanımız sayın Turhan
Topcuoğlu’na, Vakıflar Bölge Müdürümüz Yavuz Yücebıyık’a , yine hizmet
binamızın yapımında en büyük maddi desteği sağlayan İstanbul’daki Şeyh
Şaban-ı Veli gönül dostlarına, yine maddi ve manevi destek veren
Kastamonu’daki gönül dostlarına vakfımız adına teşekkür ediyor ve
hürmetlerimi sunuyorum.
Hikmet Bayraktar
Vakıf Başkanı
Kaynak: http://www.kastamonupostasi.com/kposta3/index.asp?fuseaction=home.dsp_ne...