Kullanıcı girişi
Ara
Yine Türkçemiz yine Eurovizyon
Yine Türkçemiz yine Eurovision
BİR süreden beri Amerikada üniversitede hem yazar hem akademisyen olarak ders veren ve Orhan Pamukun Ermeni yanlısı talihsiz sözleri için Kahramanlara ihtiyacımız yok diyen Elif Şafak romanlarında Osmanlıca kelimeler kullandığı eleştirilerine şu cevabı veriyor:
- Ben romanlarımda Osmanlıca kelimeler kullandığım için çok eleştirildim Öztürkçeciler tarafından. Ama tavrım net: Türkçenin geçirdiği değişimi eleştiriyorum. Dili ve düşünce gücümüzü budadık. Bir yazar olarak benim canımı yakıyor bu. Kaybolan kelimelerin yasını tutuyorum.
Balıkesir General Kemal İlköğretim Okulu İngilizce öğretmeni değerli okurumuz Mehmet Erol Düzen de gönderdiği e-postada Türkçe karşılığı olmasına rağmen bazı kelimelerin dilimize yerleştirilmeye çalışılmasına şöyle tepki gösteriyor:
- Türkçemiz Ural-Altay yani Orta Asya dil ailesindendir. Öğrenilebilmesi en zor beşinci dildir. Yüklemi sonda olduğu ve sondan eklemeli bir dil olduğu için bilgisayar donanımına da en uygun dildir. Yani İngilizce yazılıma-programa ve sisteme sahip olan bir bilgisayar için en uygun dil aslında Türkçedir.
Türkçe bilmeyen bir insan Türkçe konuşan iki insanı dinlediğinde kendisini melodi dinliyormuş gibi hisseder. Büyük ve küçük ses uyumundan dolayı nota gibi inip çıkan sesler vardır dilimizde. Binlerce yıl Arapça Farsça ve Fransızcanın etkisinde kalmış ama hiçbir şeyini yitirmemiştir.
Ama ben bir İngilizce öğretmeni olarak günümüzde Türkçenin tehlike içinde olduğunu düşünüyorum. Çünkü karşılığı olmasına rağmen birçok kelimeyi dilimize gelişigüzel yerleştirmeye çalışıyoruz.
Mesela adapte kelimesinin karşılığı uyumdur. Ama konuşurken çoğunlukla adapteyi tercih ediyoruz. Bunun nedenleri kullanan kişilere göre değişiyor. Dil tembelliği çağdaşlık iddiası dağarcık azlığı gibi.
Buna benzer daha birçok kelime var. Enerji: güç lap top: dizüstü bilgisayar çaba: efor manşet: başlık.
Kendi dilimizde karşılığı varken Türkçe olmayan kelimeler kullanmak dilimizi özünden uzaklaştırır.
Unutmayalım ki her Avrupalı ana diliyle konuşur. Zorunlu olmadıkça evrensel bir dil olan İngilizceyi veya başka bir dili kullanmaz.
Utanılacak durum
SAYIN Düzen böyle diyor ama resmi ve ana dili Türkçe olan Türkiye Eurovision Şarkı Yarışmasına önümüzdeki yıl yine İngilizce bir parça ile katılacakmış!
Toplu Konut İdaresi bile bazı büyük konut projelerine Türkçe olmayan isimler vermeye başladı.
Dilimizi yabancı dillerin istilasından kurtarmaya çalışırken galiba tümünü kaybedeceğiz. Elif Şafak da kaybolan kelimelerin yasını -haklı olarak- tutmaya devam etsin. Çünkü dilimize artık yerleşmiş olan Osmanlıca kelimeler kaybolurken yerine Türkçe değil İngilizce ve Fransızca kelimeler giriyor.
Derece almak uğruna uluslararası bir şarkı yarışmasına bile dünyanın en güzel ve en zengin dillerinden biri olan Türkçe ile katılmaktan utanacak duruma geldik.
Ne demişti oysa Büyük Atatürk:
-Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değildir iftihar etmek için yaratılmış tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir.
Aşağılık duygusu
GÜZEL dilimizde sanki hiç güzel kelime veya isim yokmuş gibi konut projelerine bile Türkçe olmayan isimler vermeye başladık!
Bu kadar da aşağılık duygusu olur mu?
Atatürk Sadri Maksudi Arsalın Türk Dili İçin adlı eserini okuduktan sonra 1930 yılında şunları söylemişti:
- Ülkesini yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
75 yıl sonra bir de bizim yaptıklarımıza bakın!
Kaynaklar
http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=13
Yazar
Sırrı Yüksel Cebeci
05.09.2005