Yer: Millî Kütüphane Konferans Salonu - Bahçelievler/ANKARA
Düzenleyen: Türk Kadınları Kültür Derneği ve Altay Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı Bilgi: Yeniden Vatan ve Hürriyet Birliği Ankara Öbeği Panel öncesindeki hazırlıklar konusunda, paneli düzenleyenlere yardımcı olacaklardır. Ayrıca orada Çizgi Romanların tanıtımı için masa açılacaktır.
Panel Katılımcıları:
Prof. Dr. Ahmet Bican ERCİLASUN - Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi
Prof. Dr. Şeymâ ÜNGÖR - İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Yöneliş Koleji öğrencileri Dilimiz Kirleniyor kampanyası kapsamında yürüyüş düzenledi.
Buca'daki Forbes Caddesi ne gelen öğrenciler, Dilimize hepimiz sahip çıkalım , Türkçemiz bizim, kirletmeyelim , Aydınlık gelecek, temiz dil ile gelecek sloganları attı. İzmir Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (İESOB) Başkanı Mehmet Ali Susam, Buca İlçe Milli Eğitim Müdürü Celal Yıldız ve Buca Esnaf Okulu öğrencilerinin de katıldığı yürüyüşe, vatandaşlar da alkışlarla destek verdi. Yürüyüş sonunda öğrenciler, şiirler ve tiyatro gösterileriyle Türkçenin kirlenmesine dikkati çekti.
İlköğretim öğrencilerinin yürüttüğü kampanya ve gerçekleştirdikleri yürüyüş ile ilgili açıklama yapan Yöneliş Koleji Genel Koordinatörü Nilgün Uygun da, Okulumuz Türk dilinin son yıllarda artan bozulma içine girmesinin bilinciyle Dilimiz Kirleniyor isimli bir dil projesi başlattık. Dilimizin de bayrağımız gibi bağımsızlığımızın simgesi olduğunu ve ulusal bağımsızlığımızı Atatürk'ün düşüncelerine sahip çıkarak koruyacağımızı biliyoruz. Bizler tüm dillere saygılıyız. Ancak her geçen gün dilimize yabancı sözcükler girmekte ve bunlar kayıtsızca kullanılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında Türkçe gibi güzel bir dili olan bizler dilimizi sevme ve koruma yolunda bilinçleniyoruz dedi.
İESOB Başkanı Mehmet Ali Susam da günlük dilde ve işyerlerinde yabancı kelime kullanımının hızla artığına değindi. Uluslararası alanda Türk dilinin daha çok kullanılması için ana koşulun Türkiye de Türkçenin doğru ve daha yaygın kullanılması olduğunu anlatan Susam, İşyerleri ve marka isimlerinde daha çok Türkçe kelimelerin kullanılmasını istiyoruz. Öğrenciler çok önemli bir konuya dikkati çektiler. Bu konudaki girişimlere destek vereceğiz diye konuştu. Öğrenciler ve katılımcılar, yürüyüşün sonunda, hep birlikte Türkçe'nin korunması için gereken çabayı göstereceklerine ant içti.
Bağdat Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Çoban Uluhan “Irak Türkmen Türkçesi Söz Varlığı” konulu konferans için 19 Nisan Perşembe günü Türk Dil Kurumunun konuğu olacak.
Dilde yaşanan kirlenmeye karşı her kesimin ortak çabasına ihtiyaç olduğunu söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Türkçe isim kullanan işyerlerine “tabela vergisi indirimi” uygulanmasını önerdi. 12. TÜYAP Kitap Fuarı kapsamında, Türk Dil Derneği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi, Balçova Belediyesi ve Narlıdere Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen “Türkçemize Gönül Düşürenler-Dil Derneği 20 yaşında” konulu panel Kültürpark’ta gerçekleştirildi.
Panelde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, dilde yaşanan kirlenmeyi önlemek amacıyla, yerel yönetim olarak kendilerine de sorumluluk düştüğünü, bu kapsamda Türkçe isim kullanan işyerlerine tabela vergisinde indirim yapmak gibi özendirici yöntemler uygulanabileceğini söyledi. Başkan Kocaoğlu, her şeyden önce eğitimin gerekliliğini vurgulayarak, “Yasaklarla, yasalarla ve despotizmle bir takım değerler elde edilemez. Aksi halde, iş tehlikeli yönlere doğru seyredebilir. Dilimizin son dönemde iyice yozlaşmasının sebebi, dışarıya ve başka dillere öykünmeden kaynaklanıyor. Emperyalist devletler, sözümona kültürleriyle birlikte dillerini de dayatıyorlar. Bunu yaparken de medyayı ve Türkiye’deki uzantılarını kullanıyorlar” dedi. Başkan Kocaoğlu, bu tür mücadelelerde “omurgalı” olmak gerektiğinin altını çizerek, gelenek ve göreneklerimizin törpülenmesine izin verilmemesini istedi. Başkan “İnancınız ne kadar güçlü olursa, bu konudaki savaşımız da o denli güçlü olur. Maalesef ki, gençlerin son dönemdeki konuşmalarının bazılarını anlamıyorum. Dilimizi kullanmak ve özvarlıklarımızı geliştirmek zorundayız. Bizler yerel yönetim olarak; dil, tarih dernekleri ve halkımız herkes her cephede örnek duruş sergilemeli” dedi. Her geçen gün birtakım değerlerin kaybedildiğinin altını çizen Başkan Kocaoğlu, “Bu demek oluyor ki, her geçen gün yerine koymamız gereken değerlerin sayısı artıyor. Ulu Önder Attürk’ün Ankara’da kurduğu şemsiyenin delindiğini görmemiz ve bunu güçlendirmemiz gerekiyor. Ülke sevgimizle, yurtseverlik bilincimizle, mutlaka vatanseverler olarak biz galip geleceğiz” diye konuştu. Panelde konuşan Manisa Vali Yardımcısı Ramazan Urgancıoğlu, Türk dilinin, uluslaşma sürecimizi tamamlatarak, çağdaş medeniyetler seviyesine çıkmaktaki en büyük araç olduğunu belirtti. Türk Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel, Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu’nun 1980 darbesiyle birlikte kapatılmasına değindi, “24 yıldır bu hukuk ayıbını silemeyen ve toplumu kimliksizleştirmeye çalışanların Atatürkçü olduklarına dair şüphelerimiz devam edecek. Atatürk’ün manevi mirası akıl ve bilimdir. İzmir çok aydın bir kent. İzmirliler’den soluklarını daraltmamalarını istiyoruz” dedi.
Türk Dil Derneği İzmir Şube Başkanı Bekir Yurdakul da, belediyelere dil konusunda verdikleri desteklerden dolayı teşekkür etti. Panelde konuşmacıların ardından Grup Mavi, şarkılarıyla izleyenleri coşturdu.
Isparta’da Gülkent Devlet Hastanesindeki poliklinik açılışına katılan Vali Şemsettin Uzun, yön tabelalarındaki İngilizce kelimelerin Türkçe olarak değiştirilmesini istedi.
Gülkent Devlet Hastanesindeki poliklinik açılışı için düzenlenen törene katılan Vali Uzun, daha sonra hastanede incelemelerde bulundu.
Bir süre hastalarla sohbet eden Uzun, hastanenin çıkış kapılarını gösteren tabelaların İngilizce olmasını eleştirerek, bu yazıların vatandaşlar tarafından anlaşılmayacağını kaydetti.
Uzun, tabelalardaki İngilizce kelimelerin Türkçe olarak değiştirilmesini istedi.
Hastane hakkında bilgi veren Başhekim Ramazan Okutan ise açılışı yapılan bölümlerle birlikte poliklinik sayısının 29’dan 40’a ulaştığını bildirdi.
47 hekimin bulunduğu hastanede, her hekime bir oda düştüğünü vurgulayan Okutan, hastaların hekimlerini seçebildiklerini sözlerine ekledi.
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, “İş yerlerine yabancı adlar verilmesi, yabancı dilde öğrenim gibi konularla Türkçe kan kaybetmesine rağmen, son yıllarda gençler dilimize daha çok sahip çıkıyor ve kamuoyu bilinçlenmeye başladı” dedi.
730. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre'yi Anma Etkinlikleri kapsamında, Türk Dil Kurumu (TDK), Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA), Karaman Valiliği ve Karaman Belediye Başkanlığı işbirliği ile düzenlenen “Türkçe'nin Coğrafyaları Birleştiren Kimliği Toplantısı”, TDK Konferans Salonu'nda yapıldı.
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, burada yaptığı açılış konuşmasında, Türkçe'nin tüm lehçeleriyle birlikte 220 milyon insan tarafından konuşulan ve dünyada en fazla konuşulan diller arasında 5. sırada yer alan bir dil olduğunu ifade etti.
Türkçe'nin bilim, kültür, edebiyat ve sanat dili olduğunu belirten Akalın, Türkçe'nin konuşmada 5 bin yıl, yazıda ise bin 400 yıllık geçmişi olduğunu hatırlattı.
Akalın, iş yerlerine yabancı adlar verilmesi, yabancı dilde öğrenim gibi konularla Türkçe'nin “kan kaybetmesine” rağmen, son yıllarda gençlerin dile daha çok sahip çıktığını söyledi. Kamuoyunun da bilinçlenmeye başladığını anlatan Akalın, yabancı dildeki isimlerini Türkçe adlarla değiştiren firma sayısının arttığını bildirdi. Akalın, “Örneğin, Beşiktaş Spor Kulübü, 'BJK Store' ismini 'Kartal Yuvası' olarak değiştirdi” dedi.
“YABANCI SÖZCÜKLER DİLİN YAPISINI SARSTI”
Karaman Valisi Fatih Şahin de yabancı dillerden alınan sözcüklerin dilin yapısını “sarstığını” söyledi. Millet olarak varlığın Türkçe'nin korunmasıyla mümkün olduğunu belirten Şahin, “İnancım, dilimizin dün ve bugün var olduğu gibi, yarınlarda da var olacağı ve dimdik ayakta duracağıdır” diye konuştu.
Karaman Belediye Başkanı Ali Kantürk ise iş yerlerinde yabancı adlar kullanılmasına izin vermeyen ilk belediye olduklarını, diğer belediyelerden de bunu yapmalarını beklediklerini kaydetti. Konuşmaların ardından Karaman Valisi Şahin, TDK Başkanı Akalın'a Türk Dili Ödülü'nü takdim etti.
“TÜRKÇE'NİN COĞRAFYALARI BİRLEŞTİREN KİMLİĞİ”
Açılış konuşmalarının ardından başlayan “Türkçe'nin Coğrafyaları Birleştiren Kimliği” toplantısına Tayvan'dan katılan Doç. Dr. Lang Ya Tseng, Tayvan'daki Türkçe eğitimini anlattı.
Ana dili Çince olanların çevirilerde bir çok gramer hatası yaptığını belirten Tseng, bunun her iki dilin ayrı dil ailesinden gelmesinden ve iki kültürün örf, adet, gelenek ile dinlerinin farklı olmasından kaynaklandığını söyledi.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nden Prof. Dr. Hamza Zülfikar da yabancılara verilen Türkçe eğitiminde yöntem sorunu olduğu ifade etti. Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışma yapıldığını anlatan Zülfikar, bakanlığın çalışma sonucunda belirlenen yöntemi hala yayınlamadığını bildirdi. Zülfikar, ayrıca dünyada Türkçe öğrenmeye ilginin arttığını ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıya İran'dan katılan Ferzane Devletbadi ise İran'da yalnızca bir üniversitede Türk Dili bölümü bulunduğunu, ancak kaynak kitap ve öğretim elemanı sıkıntısı yaşandığını dile getirdi.
730. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre'yi Anma Etkinlikleri kapsamında, yarın da üniversitelerin Türkçe Topluluklarının temsilcilerinin katılımı ile “Gençliğin Türkçe Şöleni” yapılacak. Şölende gençler, Türkçe'nin karşı karşıya bulunduğu sorunları tartışacak.
Almanya’da konuşulan Almanca, ülkede yaşayan yabancıların etkisiyle yavaş yavaş değişime uğradı.
BERLİN - Berlin Hür Üniversitesinde görevli dil bilimci Norbert Dittmar, Alman Haber Ajansına (DPA) yaptığı açıklamada, Alman gençlerin özellikle Türk ve Arap gençlerin telaffuzunu ve cümle kurmalarını örnek almaya başladığını, aynı zamanda Türkçe ve Arapça kelimeler kullandığını belirtti.
Alman gençlerin bu durumu benimsediklerini ve yetişkin olarak da böyle konuşmaya devam edecekleri için bunun devamlı bir değişime yol açacağını söyleyen Dittmar, bu değişimin özellikle yabancıların yoğun yaşadığı büyük şehirlerde görüldüğünü, bunun Almanya genelinde de gözlendiğini kaydetti.
Dildeki bu değişimin dilin her alanında görüldüğünü belirten Dittmar, konuşmalarda kelime haznesinin azaldığını, telaffuzunun değiştiğini ve yabancı sözcüklerin Almancaya girdiğini söyledi.
Dittmar, Türkçe argo “Lan” ve Arapça “Yallah” sözcüklerinin Alman çocukları tarafından sıkça kullanıldığını belirtti.
Bu tür bir “karma dili” daha önceleri göçmen çocukların kullandığını, son yıllardaysa tüm gençlerin kullanmaya başladığını kaydeden Dittmar, böyle bir gelişmenin ABD’deki zencilerin konuşmalarından dolayı bu ülkede de görüldüğünü sözlerine ekledi.
A. XIII. Uluslararası KIBATEK Edebiyat Şöleni, 10-15 Ekim 2007 tarihlerinde Moldova’da gerçekleştirilecek; programda Gagauzyeri’ne de yer verilecektir.
B. Şölen takvimi şöyledir:
5 Haziran 2007
Başvuru Ve Bildiri Özetleri İçin Son Tarih
20 Haziran 2007
Kabul Edilen Başvurular İçin Kaparo Yatırılması (Son Tarih)
20 Temmuz 2007
Bildirilerin Tam Metinlerinin Teslimi / Ulaştırılması
20 Ağustos 2007
Katılımcıların Yükümlülüklerini (Paket Program Bedelinin Ödenmesi) Yerine Getirmesi İçin Son Tarih
10 Ekim 2007
Konukların Kişinev’e Ulaşması
10-15 Ekim 2007
Şölen Programı
15 Ekim 2007
Kişinev’den Ayrılma
2. Sempozyum’da Konu:
Şölen kapsamında düzenlenecek Sempozyum’da sunulacak bildiriler aşağıdaki konularda olacaktır:
i) Gagauz Kültürü ve Edebiyatı
ii) Katılımcıların kendi ülkelerinin edebiyatları
iii) Karşılaştırmalı edebiyat
iv) Dil
Bildiriler için ayrılacak süre 20 dakika olarak düşünülmektedir. Ancak bu süre 15 dakikaya indirilebilir.
3. Şölende Yer Alış Biçimi:
A. Şölen’e Sempozyum’a bildiri sunarak, Şiir Şöleni’nde yer alarak ya da gözlemci olarak katılmak mümkündür.
B. Katılımcıların toplam sayısı için belirli bir kontenjan saptandığından, öncelik sempozyuma bildiri sunarak katılacaklara ait olacaktır.
4. Şölen’e “Paket Program” Kapsamında Katılma:
A. “Paket Program”, 10 Ekim 2007 akşam yemeğinden, 15 Ekim 2007 kahvaltısına kadarki süreyi kapsar ve aşağıdaki hizmetleri içerir:
i) Geceleme / Konaklama (5 Gece)
ii) Günde Üç Öğün Yemek (5 Kahvaltı, 3 Öğle Yemeği, 5 Akşam Yemeği)
iii) Toplu Transferler
iv) Gagauzyeri Gezisi
B. “Paket Program” kapsamındaki yemekler Düzenleme Kurulu’nca uygun görülen makul menüler şeklinde ve içkisiz olacaktır. “Paket Program” kapsamındaki bir öğle yemeği (14 Ekim 2007, Pazar) serbest olup katılımcılara aittir.
C. Yükümlülüklerini yerine getirip “Paket Program”a katılanlar; peşinen yemekler, gecelemeler, geziler ve diğer hizmetleri Düzenleme Kurulu’nun öngördüğü şekilde kabul etmiş sayılırlar.
5. Paket Program Bedeli:
“Paket Program” 3 kategori olarak düzenlenmiştir:
A. Kategori A:
- Tek kişilik oda 390 + 30 = 420 Euro
- İki kişilik odada kişi başı 315 + 30 = 345 Euro
B. Kategori B:
- Tek kişilik oda 340 + 30 = 370 Euro
- İki kişilik odada kişi başı 290 + 30 = 320 Euro
C. Kategori C:
- Eski Sovyet ülkelerinden gelecek katılımcılar için iki kişilik odada kişi başı 117 + 30 = 147 Euro
D. Bu rakama, vize ve ülkeden çıkış için gerekli olabilecek harç/fon gibi ödemeler dahil değildir. Düzenleme Kurulu Vize ücreti alınmaması için çaba harcayacaktır.
6. Başvuru:
Şölen’e katılmak için başvuru, takvimde de belirtildiği gibi 10 Haziran 2007’ye kadar, Ek’teki başvuru formuna göre ve bu forma 200 sözcüğü aşmayan bildiri özeti eklenerek Türkiye’de Metin Turan’a, KKTC’de İsmail Bozkurt’a, Moldova’da Lübov Çimpoeş’e yapılacaktır.
7. Bildiri Metni:
Başvurunun kabul edilmesi durumunda bildirinin tam metni, 31 Temmuz 2007’yi geçmeyen bir tarihe kadar aşağıda verilen adrese CD ya da disket halinde (çıktı ile birlikte) gönderilmelidir. Bildirilerin Şölen öncesinde kitaplaşması planlandığından gecikmelere kesinlikle göz yumulmayacaktır.
Bildiriler eklerle birlikte MS Word formatında ve 12 punto olmalı ve 10 A4 sayfasını aşmamalıdır.
8. Yükümlülüklerin Yerine Getirilmesi:
A. Başvurusu kabul edilen katılımcılar 15 Haziran 2007’ye kadar 100 Euro kaparo yatıracaklardır. Şölene katılım gerçekleşsin ya da gerçekleşmesin kaparo iade edilmeyecektir. Kesin rezervasyonlar kaparo yatıracaklara göre yapılacağından gecikmeler dikkate alınmayacaktır.
B. “Paket Program” ile ilgili yükümlülükler (katılım bedelinin tümü dahil) 31 Ağustos 2007’ye kadar Metin Turan ya da İsmail Bozkurt’a ödenecek / iletilecektir.
C. Gerek kaparonun gerekse geri kalan katılım bedelinin ödenme ya da iletilme biçimi Metin Turan ya da İsmail Bozkurt ile iletişim kurularak öğrenilecektir.
9. Şölen Organizatörleri:
- KIBATEK
- Moldova Bilimler Akademisi Kültür Mirası Enstitüsü
- ‘Kaynak’ Gagauz Kültür Vakfı
- Kişinev Türkiye Büyükelçiliği
- TİKA Kişinev Temsilciliği
- Gagauzyeri
10. Şölen Düzenleme Kurulu:
- İsmail Bozkurt / KIBATEK Başkanı
- Doç. Dr. Lübov Çimpoeş / Eşbaşkan (KIBATEK Moldova Temsilcisi)
- Metin Turan / KIBATEK (Türkiye) Başkanı
- Yard. Doç. Dr. Emilia Bankova / Eşbaşkan Yardımcısı (Moldova Bilimler Akademisi)
11. İletişim Ve Koordinasyon:
Şölen ile ilgili her türlü iletişim ve koordinasyon hizmetini (başvurular, bildiri özetleri, bildirilerin tam metinleri, kaparo ve katılım bedellerinin ödenmesi / yatırılması dahil) yürütecek olanlarla ilgili bilgiler aşağıdadır:
Saat 20:00 Kişinev havaalanından konakların karşılanması ve "Kosmos" oteline yerleştirilmeleri
Saat 22:00 Akşam yemeği
11 Ekim 2007, Perşembe
Saat 08:00 Otelde kahvaltı
Saat 10:00 Moldova Bilimler Akademisi Maavı salon: Sempozyum’un açılış töreni
Saat 11:00 Bildirilerin sunulması
Saat 12:30 14:00 Restoran “Krama”da öğle yemeği
Saat 14:00 17:30 Sempozyum’un devamı
Çalışmalar iki salonda, aralarda kahve/çay molası
Saat 18:30 Oturum değerlendirmesi
Saat 19:00 - 21:00 Akşam yemeği (Restorant “Idalgo”)
veya ?? T.C.Büyükelçisinin rezidansında kokteyl (Daha karar verılmedı)
12 Ekim 2007, Cuma
Saat 07:30 – 08:30 Otelde kahvaltı
Saat 09:00 Sempozyum yerine hareket
Saat 09:30 - 12:30 Sempozyum konuşmaları
Sempozyum’un 3.oturumu (Çalışmalar iki salonda)
Saat 11:00 – 11:10 Ara
Saat 12:30 - 14:00 Öğle yemeği (Restorant “Kişinau”)
Saat 14:00 - 16:00 Sempozyum'un 4. oturumu
Saat 16:00 Sempozyum'un degerlendirmesi
Serbest zaman.
Saat 19:30 Akşam yemeği (Restoran “National”)
13 Ekim 2007, Cumartesi
Saat 07:00 – 07:30 Kahvaltı
Saat 07:45 Gagauzyeri Özerk Bölgesine hareket
Saat 09:00 Gagauzyeri Başkanı Sayın Mıhail Formuzal'ın resmi kabulü
Saat 10:00 Başkent Komrat'ta gezi: Anı Aleyesinde (Yolunda) çelenk töreni
Saat 10:30 Komrat Kilisesi’ne ziyaret
Saat 11:00 Gagauzyeri resim galerisine ziyaret
Saat 11:30 Komrat Devlet Üniversitesi’ne ve Komrat Atatürk Kütüphanesini ziyaret
Saat 12:30 - 14:00 Komrat'ta Öğle yemeği
Saat 14:00 Beşalma Tarih-Etnografik Müzesi’ne ziyaret: “Gagauz Sofrası” (Özel Örnekler)
Saat 17:00 “Mihail Çakir” adına Gagauz tiyatrosunun gösterisi
Saat 18:30 Akşam yemeği “Şiir Saati”
Saat 21:00 Kişinev'e haraket
14 Ekim 2007, Pazar
Serbest Gün: Moldova’nın en görkemli ve renkli bayramlarından olan “SARAP Bayramı”nın kutlanması ve aynı zamanda “Kişinev Başkent'in günü”. Gagauz Şarap Fabrikaları Haneleri'ne ziyaret.
saat: 19:00 –Restoran “Kosmos” son akşam yemeği
15 Ekim 2007, Pazartesi
Saat 08:00 – 08:30 Otelde kahvaltı
Saat 08:45 Konukların Kişinev havaalanına hareketi